315) Bilerek Yalan Yere Yemin Etmenin Büyük Günah Oluşu

 

1716. İbni Mes'ûd radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Müslüman bir kimsenin malını elinden almak için yalan yere yemin eden kimse, Cenâb–ı Hakk'ın gazabına uğramış olarak O'nun karşısına çıkar." İbni Mes'ûd der ki:

Sonra Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Azîz ve Celîl olan Allah'ın Kitabı'ndan kendisinin bu sözünü tasdik eden şu âyeti okudu:

"Allah'a karşı verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedelle değiştirenlere gelince, işte bunların âhirette bir payı yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için acı bir azâb vardır" (Âl–i İmrân: 3/77)[1]

 

1717. Ebû Ümâme İyâs İbni Sa'lebe el–Hârisî radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Yalan yere yemin ederek bir müslümanın hakkını gasbeden kimseye Allah cehennemi vâcip, cenneti de haram kılar." Bunun üzerine bir kişi:

Eğer o hak önemsiz bir şey ise yine böyle midir, yâ Resûlallah? diye sordu. Peygamberimiz:

"Misvak ağacından bir dal parçası olsa bile böyledir" buyurdu.[2]

 

* Yalan yere yani helal olmayan yollarla yemin ederek bir  müslümanın malını almak, gasbetmek, ele geçirmek haramdır. Bir kimse bu  hareketin helal olduğuna inanarak yaparsa dinden çıkar, kafir olur ve cehennemi hak eder. Bu hak sadece gözle görülen mal ile olmaz, müslümana iftira, gıybet ve benzeri hukuka da şamildir. Hepsinin ayrı ayrı cezası vardır. Hakkın azı da çoğu da haramdır. [3]

 

1718. Abdullah İbni Amr İbni Âs radıyallahu anhümâ'dan rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Büyük günahlar şunlardır: Allah'a ortak koşmak, ana babaya itaatsizlik etmek, haksız yere bir kimseyi öldürmek ve yalan yere yemin etmek."

Buhârî'nin bir rivayeti şöyledir: Bir bedevî, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem'e gelerek:

– Yâ Resûlallah! Büyük günahlar nelerdir? diye sordu. Peygamberimiz:

– "Allah'a şirk koşmaktır" buyurdu.

Sonra hangisidir, dedi?

– "Yemîn–i gamûs" buyurdu. Hadisin ravisi Abdullah İbni Amr der ki:

– Ben, yemîn–i gamûs nedir, diye sordum? Resûl–i Ekrem:

"Bir müslümanın malından bir parça almak için yalan yere yapılan yemindir" buyurdular.[4]

 

* Pekçok hadislerde büyük günahların çeşitleri sayılır, burada da bir soru üzerine dört şekli sayılmıştır: Müslümana düşen Allah'ın huzuruna maddi ve manevi kul hakkı olduğu halde çıkmamaktır. peygamberimiz de bu hususu pek çok hadislerinde ısrarla tavsiye buyurmuşlardır. Çünkü Allah'a aid olan hakkı ve hakları Allah dilerse affeder, kul hakkı ise arada bizzat karşılıklı helalleşilmek şartıyla yani sevap günah değişimi şekliyle takas yapılarak halledilir. Şehidlik Allah'a aid olan tüm günahları affettirdiği halde kul borçlarını affetiremez. Şehid bile olsa orada kul haklarıyla helalleşileceğine göre kişi maddi ve manevi kul borcu olmaksızın Allah'ın huzuruna varmalıdır. Gıybet, iftira gibi günahlar manevi para, mal, mülk gibi geçen haklar ise maddi haklardır. [5]


 

[1] Buhârî, Eymân 11, 17; Müslim, Îmân 220, 222. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Eymân 2; Tirmizî, Büyû‘ 42; Nesâî, Âdâbü'l–kudât 36; İbni Mâce, Ahkâm 7.

[2] Müslim, Îmân 218. Ayrıca bk. Nesâî, Âdâbü'l–kudât 30; İbni Mâce, Ahkâm 9.

216'da geçmişti.

[3] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 501.

[4] Buhârî, Eymân 16, Diyât 2, İstitâbetü'l–mürteddîn 1. Ayrıca bk. Tirmizî, Tefsîru sûre(4) 6; Nesâî, Tahrîm 3, Kasâme 48.

[5] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 501.