» Anasayfa
» Abdullah Faruki (ks)
» İlm-i Farukiyye
» Evrad-ı Farukiyye
» Salavat-ı Farukiyye
» FARUKÎ Sohbetleri
» Hadis Ezberleyelim
» Halakadan Gönüllere
» İlahiler
» Klipler
» Duvar Kağıdı
» Dosya İndirme
» Şiir Köşesi
» Kaza Namazı Takibi
» Bize Ulaşın
» Site İçi Arama
» Rehberdergisi.Com





  • Radyo Faruki
  • Anma 2002
  • Anma 2004
  • Adım Tv
  • Belgesel Tv
  • Dost Tv
  • TV5
  • STV
  • 3GP Dosyalar
  • AMR Dosyalar



  • Salât-ı Şâh-ı Nakşibend Muhammed Bahâüddîn Üveysiyyü’l-Buhârî (k.s) ve Salavât-ı Azîme



    Bismillâhirrahmânirrahîm
    1- Ey Allahım, Senin benden temizlediğini kirleten, senin setrettiğini ortaya çıkaran ve senin ziynetlendirdiğini çirkinleştiren bütün günahlardan senin affını diliyorum.
    2- Ey Rabbim! Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’e, âline salât ü selâm ve bereket ihsân eyle, beni ve bütün mü’minleri bağışla, ey bağışlayanların en hayırlısı.
    3- Ey Allahım! Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’e, âline, Sen dâim oldukça devâm eden, bâkî olduğun müddetçe bâkî olan, ilmin olduğu müddetçe sonu olmayan, (ki ilminin de sonu yoktur) salât ü selâm eyle.
    4- Öyle bir salâvat ki o salâvatla Resûlullah (s.a.v)’ı ve beni râzı (hoşnut) edesin. Ey Âlemlerin Rabbi, bunun kadar da (o’na) selâm eyle. Ve hamd hakkıyla ve bütünüyle Âlemlerin Rabbi olan Allah’adır.

    SALAVÂT-I AZÎME
    (Yüce Salavât)

    Bu salavât, “Salavâtların Arûsu” (Güveyi) diye isimlendirilir.
    Bismillâhirrahmânirrahîm
    1- “Muhakkak ki Allah (c.c) ve melekler Peygambere çok salâvat getirirler. Ey mü’minler, siz de o’na salâvat getirin ve tam bir teslîmiyetle selâm verin.”
    2- Allah (c.c), Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’i ehli olduğu şekilde mükâfatlandırsın.
    3- Ey Allahım!, Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’e ve âline ezelde, ebedde ve en yüce toplulukta, din gününe (hesap gününe) kadar salât ve selâm olsun.
    4- Ey Allahım! Senin güzîde kulun, seçilmiş Nebîn, râzı olduğun Resûlün (s.a.v), arzû edilen (istenilen) şefâatçi, hâlis, temiz Habîbin, gökteki ve yerdekilerin Efendisi (s.a.v), dostumuz, Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’e âline ve ashâbına salât ü selâm ve bereket ihsân eyle ve o salâtı da mîzanın dolusu, ilmin müntehâsı, rızânın ulaşılabilen en son noktası ve arşın ağırlığınca ihsân eyle.
    5- Ey Allahım!, Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’e ve âline, yarattıklarının adedince, nefsinin rızâsınca, arşının ağırlığınca, kelimelerinin uzantısınca, bildiğin şeylerin adedince, seni zikredenlerin zikrettiği, gâfil olanların da gâfil olduğu müddetçe salât ü selâm eyle.
    6- Ey Allahım! İbrâhîm (a.s)’e ve âline salât ü selâm ve bereket ihsân ettiğin gibi, Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) ve âline de salât ü selâm ve bereket ihsân eyle. Muhakkak ki sen övülmeye, hamde lâyık, ihsânı çok olansın.
    7- Kullardan dilediğini seçen (Allah), zevceden, çocuktan ve şerikten münezzehtir..
    8- Kendisine hidâyet ve rüşd ehlini seçen Allah (c.c) her türlü noksanlardan münezzehtir..
    9- Habîbîni yarattıklarının en şereflisi seçendir.
    10- Zâtının aynını, Resûlullah’a zâtının aynı ile gösterendir.
    11- Resûlüne, mahlûkâttan hiç bir kimsenin ihâta edemeyeceği kadar salât ü selâm eden Allah (c.c) noksan sıfatlardan münezzehtir.
    12- Kereminden verdiği yüce rahmetinin ziyâdeleşmesi dilenilendir.
    13- Ey Allahım! Sırlar cesedinin rûhu, nurların sûretlerinin parladığı, asrın sâhibi, ezelden beri ve henüz de vaktin hizmet ettiği, hâlâ emrinde olan kulun, ki Sen en efdal mahlûkunun (Resûlullah’ın) başında duransın (gözetensin). Habîbin, sırdaşın, Nebîn, Resûlün, dostun, yaratıklara egemenliği sebebiyle onların efendisi olan, yarattıklarına senden dolup taşan bir rahmet olarak ulaşan Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’e, âline, Resûlullah’ın yakınlığından ve mededinden pay ayırdığın (onları rızıklandırdığın) isteklerine erişmiş, kazanan ashâbına da salât ü selâm eyle. Âmîn
    14- Ey Allahım!, bizim istikâmet üzere devâm etmemiz, izzet ve keremimizin de ziyâdeleşmesi için bizi Hz. Muhammed (s.a.v)’in medediyle takviye eyle.
    15- Ey Allahım! Bizim selâmımızı senin selâmına, salâtımızı da senin salâtına katıp o’na ulaştır.
    16- Allahım! “Mecd”in (ululuğun, yüceliğin) devâm ettiği, izzetin yüceldiği, yüce olduğu, nûrunun her yeri aydınlattığı, zuhûrunun tam, kâmil olduğu müddetçe o’na (Resûlullah’a), resûller ve nebîlerden kardeşlerine, hepsinin âline ve bütün sahâbeye salât ü selâm olsun.

    ÖZÜR VE DÜZELTME
    4. Hadîs: Üç kere 10 parmağını gösterdi, sonuncusunda baş parmağını yumdu ve “Bazan da böyle olur” dedi.
    5. Hadis: Mahcup sözcüğü yerine mahbub sözcüğü gelecek.
    6. Hadis: Fıkhî izahı: Kendi zoru ile ağız dolusu kusmak orucu bozar. (A. F. Yavuz, İlmihal, s. 232) Yine kendi istek ve zorlaması ile ağız dolusundan daha az kusmak veya bunu yutmak. Bu türlü kusuntu ağız dolusu olursa oruç bozulur ve kaza lazım gelir. Fakat kendiliğinden gelme kusuntular ne kadar çok olursa olsun, oruç bozulmaz. (Yavuz, a.g.e., s. 235)
    7. Hadis: Şafiîlere göre zevale kadar misvak kullanmak mübahtır. Zevalden sonra mekruhtur. (Cezir3i, Dört Mezhebe Göre İslâm Fıkhı c. 2, s. 814)
    8. Hadis: Cumhura göre hacamat (kan aldırmak) yapanın da, hacamat olanın da orucu bozulmaz. Geçen sayıdaki 8. Hadis mensuhtur. (s. 164)
    9. Hadîs: Bu Hadîsin zahirine göre hükmeden âlimler olmuşsa da cumhur, başka hadîsleri esas alarak öpme ile orucun bozulmayacağına hükmetmiştir. Onlar bunu, “Bu durumda bozulma tehlikesi vardır” diye tevil ederler. Bu konuyu adı geçen eserde 6523 nolu olarak geçen hadis “Yaşlı oruçlulara öpme ruhsatı tanındıysa da, gençlere mekruh kılındı.” Şeklinde açıklamaktadır.
    Fıkhî hükmü: Kendine güveni yokken öpmek mekruhtur. Ancak kendine güveni varken öpmek mekruh değildir. (Yavuz, a.g.e., s. 235)
    10. Hadîs: Kaylül değil, kaylûle olacaktır.
    13. Hadîs: “Nafile oruçlar için” ibaresi girecektir. Bunun nedeni ise, ev sahibini sıkıntıya sokmamaktır.

    Bize Ulaşın Ana Sayfa Rehber Dergisi E-Kart Chat Odası Forum E-Mail